Sonraki Girişler »

beni ölüme götüren kervan

Beni ölüme götüren kervan yolunu tamamlamak üzereymiş, üzülemiyorum bile. Üzerimde bir halsizlik içimde bir sıkıntı var ama herzamankinden çok değil. Ne yapacağımı ise hiç bilmiyorum istediğim, beklediğim, ümid ettiğim o kadar çok şey var ki hangisinden başlamalıyım bilmiyorum. Sakin bir köşede ölümü mü beklesem?
Ne fark eder öldükten sonra neler yaptığım,
Neyi ne için yaptığım,
Neyi yaptığım,
Ne yaptığım,
Yaptığım,
Yap,
.

*

Borçluyum rüzgara,
bi o okşamış tenimi -hiçbirşey beklemeden-,
-sevişmişiz.

*

yürürken bir vitrine gözüm kaydı…

yürürken bir vitrine gözüm kaydı;
adamın birini gördüm,
soru işareti gibi duruyordu,
sordum kendi kendime,
bu kim diye..

sonsuz mu dertlerim…

sonsuz mu dertlerim,
sayısız mı?
saymak ta ayrı bir dertse.

*

ağlasan yeşertebilir misin
babanı mezarında?

cansuyu olur mu gözyaşın,
can yokken bedende?
(sende can olsada)

*

Baba~~

mezarında yeşeremezsin
ama yeşeren bir çiçekle
bakabilirsin bana,
_bakılabilirsin.

biliyorum söyleyeceklerin vardı;
yaşamı anlatacaktın,
hayatı öğretecektin.
_sen söyleyemesende ben anladım:

yeterince söyleyememek yaşam,
yettirememek.
_daha güzel anlatamazdın.

*

ne güzel martılanmış alnın,
dalgalarla
(kırışık değil onlar)

*

belki de hayattan silinmiş
noktalarız biz.
(mavi-yeşil-kırmızı ise görünen)
mavi ile kırmızı silinince;
çayır çimen,
kırmızı ile yeşil yoksa;
masmavi gökyüzü ya da parıldayan deniz.

ne kadar yoksak, o kadar belirginiz.

Sonraki Girişler »