insan ömrünü neye vermeli…

insan ömrünü neye vermeli bilmiyorum, zengin olmak için mi yaşamalı? güçlü olmaya mı çalışmalı? bugün için mi, dün için mi, yarın için mi yaşamalı?

bugün, yarın dün olur, dün ise zaten geçmiştir. gelecekte olacağımız bile kesin değil. hal böyleyken insan ömrünü neye vermeli? herşeyin değeri böylesine çabuk biterken neye değer vermeli?
sanırım bu ölümsüz birşey olmalı veya en azından senin yaşamın boyunca seninle olacak birşey olmalı. o nedir, sevgi midir? sevmek midir sevilmek midir? emin değilim ama insan ne isterse hayattan onu alabilir.. istemek ve gayret etmek gerekli. ve vazgeçmek zamanı gelince

sen mutluluğu beklerken, mutlulukta seni bekler.

öyle büyük zamanlar geçer ki…

Öyle büyük zamanlar geçer ki hayatımızda en ufak bir değişiklik olmadan ve öyle ufak anlar olur ki tüm hayatımız değişir.

son zamanlardaki dengesizliğimin, olaylar, insanlar ve hayat hakkında her an farklı düşünmemin, farklı yorumlar yapmamın nedenini az çok anladım. insanlara da yavaş yavaş anlatmaya başladım çoğu söylerken kötü olmadı annem çok üzüldü ama belli etmedi. sanırım babam onu sonradan yatıştırdı benim abarttığımı filan söyledi ama ben inadına herşeyi tekrar anlattım bu sefer kötü olduğunu belli de etti. bence böyle en iyisi oldu çünkü bir perde arkasında saklayıp gerçeği ufak ufak parçalar halinde göstermek hem beni yorar hem annemi. o üzülünce bende ilk defa üzüldüğümü hissettim sesim ağlamaklı çıktı, bi garip oldum.

belki de ben gerçekten abartıyorum ama klavyede asd tuşlarının artık benim için bi anlamı olması ve onları Q klavyemde yan yana görmek üzüyor beni, heryere secundum asd yazıyorum sürekli, F klavye alabilirim heran. doktorlar önemli bişey yok ufak bi operasyon diyip peşinden yalanlar söyleyince ufak olduğuna inanmayıp google da ararım sonra kendimi en kötüsüne hazırlarım. hiç düşünmüyorlar, galiba onlar perdeyi yavaş yavaş aralıyorlar. gördüğüm her deliği iki santim ile kıyaslamaya çalışıyorum, yatarken sol göğsüme kalbimin atışına bakıyorum, elim kalbimin üzerinde uyuyorum.. ya deliriyorum ya da delirdim emin değilim.

iki hafta sürecek ikinci vizeler ve iki haftalık finaller arasında hastane ile ilgilenmek beni yorucak birde staj var ama napıcam bilmiyorum. önce sağlık, önce sağlık.

bazen çok sakin bazen çok sinirliyim katlanın bu halime demiyorum ama anlayın.
böyle buraya yazmak ne anlama geliyor bilmiyorum ne de olsa hiç bi arkadaşım bilmiyor buraya bişeyler yazdığımı, zaten yazarken sadece biri aklıma geliyor ya,, onla da aram bozuk, sanırım ilk verdiğim kurban o. doktorlar beni düzeltir bende kendi kırdıklarımı. düzelir mi bilmem ama denerim…

.sevdiğime bi sakız alsam falında ben çıksam.

biri gelsin…

biri gelsin kalk artık çok uyudun desin, bütün bunlar rüyaydı desin bi on yıl öncesine dönsem veya hiç varolmasam yarın tekrar doğsam mesela. Olanlar olmasa, elimden daha çok şey gelse kendimi kendim önceden şekillendirsem -herşey son anda olmasa-, önceden ne olacağı belli olsa, geleceğimizi bilsek yaptığımız şeyler ile şekillendirsek mesela her yaptığımız geleceğimizi nasıl etkilediğini bilsek, görsek ya da önce yaşasak sonra tekrar başa dönsek, en azından önce birinin hayatını incelesek sonra kendi hayatımız daha kolay gelir.
bu şekliyle hayat biz bişeyler planlarken olan şey yalnızca.
içimden geçenleri tüm açıklığıyla anlatabilsem, insanlar yalan söyleyemese ve herkes bana güvense, herşey açıklanabilir olsa. Yalnızlık olmasa çift olsak, çift doğsak.
rüyalar daha net ve uzun sürse, herkes her istediğini yapabilse, herkesin kendi dünyası olsa istediği kişiyi yaratsa istediğini silse -hayatta da -conter daki- botlar olsa-
hayat bayram olsa.

Ben neden benim?

Çok garip bir soru; ben sorunca herşeyi anlattığımı düşünüyorum ama sorunumla ilgili hiçbirşeyi anlatamıyorum galiba

Ben neden benim? Dünya üzerinde milyarlarca insan var: ben neden hep aynı benim? ve nasıl hep aynı kalıyorum?
–Anlatamıyorum–
Şimdi bu bedenin içinden dışarı bakıyorum ve diğer insanlarında benim gibi bakıp bakmadığı konusunda en ufak bir fikrim yok. Çok özel birşey gibi geliyor acaba herkes böyle mi düşünüyor (kendi açısından).? Herkes benim gibi mi görüyor? Herkes benim düşündüklerimi düşünmüş müdür veya düşünme ihtimali var mı? Fakat olsa bile düşünse bile bunu asla bilemem söyleseler bile onların birer “oyuncu” olmadığını nereden bilebilirim.

_Peki ben nasıl bu kadarının içinde ben, ben olmuşum?
_Herşey materyalist bir düzende oluyorsa kendi kendine olup bitmeli. Beni bu işe karıştıran ne?
_Acaba benim algılamadığım yerlerde insanlar ne yapıyor? Ben bakmazkende o insanlar orada mı?

Bütün dünya benim, hepsini beynimde yaratmışım. Belkide şuan biryerlerde uyuyorum ve bütün bu olanların hepsi birer rüya.