İki kelime

Hava beklemediğim kadar güzel. Açık havada ben çevreyi süzerken karşımda oturan arkadaşımın gözü bir afişe takılıyor. Sonra bana dönüp “abi” diyor. “Sosyalizm belki olabilir ama Komünizm asla olamaz”. Gözüm arkasından geçen güzeldeyken kafamı çevirmeden “neden?” diyorum. “Baksana” diyor, “boğazda da evler var. Nasıl bölüştüreceksin? Herkes itiraz eder” o bunları söylerken gözünün içine bakıyorum ve hali hazırda boğazda yalıların olduğunu ve neden itiraz etmediğimizi düşünüyorum ama ona soramıyorum, sadece dudaklarımla evrensel dilde “bilmem” anlamına gelen işareti yapıyorum. Çünkü lanet olasıca ben cevabını bilmediğim soruları bir türlü soramadım ve ne yazık ki kendim bulmadığım cevapları da bir türlü anlayamadım. Mesela o iki kelimeyi söylemeden önce her seferinde karşımdakinin hareketlerinden en az on tane vücut dili kitabı yazacak kadar bilgi biriktirdim kafamda. Ve çoğunda karşımdakinin cevabından emin olamadığım için vazgeçtim, söyleyemedim. Bu yüzden benim çok sevdiğim değil de hep beni çok seven kişilerle yakınlaştım.

Eski bir hocam “senin sevdiğin değil, seni seven kişiyle mutlu olabilirsin” demişti, bense kadının ne çok aşk acısı çektiğini düşünmüştüm. “Sen de zamanla seversin” diyordu. O gün bu gündür hep düşündüm “karşılıksız sevmek mi yoksa karşılıksız sevilmek mi?” ve “sevildiğinden emin olunabilir mi” diye.

Biri bana hayatın anlamsızlığından, saçmalığından söz edip “insan ömrünü neye vermeli?” diye sorduğunda ona “dünün anlatmak için yaşamak, geleceğin ise olduğumuzla yetinmemek olduğunu, şimdiyi yaşamak için de hep çok az zamanımız olduğundan beceremediğimizi ” söylemiştim. Ve “dün, bugün, yarın hep bizimle olacak bir şey bulmalıyız” deyip tek şıklı sorularımdan birini sormuştum. “Aşk mı?” dediğinde “bilmiyorum” demiştim ama biliyordum. O zaman da sorduğum soruların cevaplarını biliyordum, şimdi de biliyorum, yarın da bileceğim ama sanmıyorum ki o cevaplarla mutlu olacağım veya o iki kelimeyi tek nefeste söyleyeceğim.

Arkadan geçen güzele…

About engin

dünyanın en güzel kızını tanıyorum

14. Mayıs 2010 by engin
Categories: edebiyat | Tags: , | 4 comments

Comments (4)

  1. Ben bir yerden itibaren koptum sonuç nedir? Aslında boş ver galiba bu yazı bana ağır geldi. :)

  2. Blogunu takip etmek istedim ama becermedim. Nasıl olacak?
    This comment was originally posted on FriendFeed

  3. google reader kullanıyosan http://feeds.feedburner.com/yazilan adresini kullanabilirsin
    This comment was originally posted on FriendFeed

Leave a Reply

Required fields are marked *

*


8 × 4 =