feylesof' Kategorisi için Arşiv

« Önceki Girişler

Acıma ama acıtma da

acıma,

yetersizlere,
zayıflara,
kusurlulara acıma.

geri kalmak belki de bu yüzden: hep arkadakilere el vermek yüzünden.

neden hep zayıflara iyi denir?
neden hiç birşey yapmamak tercih edilir de, yapmaya yönlendirilmez? –yanlış birşey yapabilme ihtimali yüzünden.
“dilencileri yok etmek gerek, çünkü insan onlara verince de pişman oluyor vermeyince de.”(nietzsche)

ama acıtma da,

acıtmamak gerektiğini söylemek gereksiz aslında fakat acı çektirmek için acımayanlara örnek olmamak için söylüyorum.

* empati, acıyı

hissetmek için değil acıtmamak için yapılmalı.

Sevgi olduğu sürece ölüm gelmez

Sevgimizi sunduğumuz varlık ölümsüzleşir/ölümsüzleştiririz.
Sevilenler ölmez.
*
Seviyorsak kaybetmeyiz.
Seversek yaşatırız.
*
Yaşam sevgi olduğu sürece anlamlıdır,
Yaşamı sevgi anlamlandırır.
*
Yaşam sevgiyle bitmelidir,
Sevgisiz yaşam bitirilmelidir.

Ben neden benim?

Çok garip bir soru; ben sorunca herşeyi anlattığımı düşünüyorum ama sorunumla ilgili hiçbirşeyi anlatamıyorum galiba

Ben neden benim? Dünya üzerinde milyarlarca insan var: ben neden hep aynı benim? ve nasıl hep aynı kalıyorum?
–Anlatamıyorum–
Şimdi bu bedenin içinden dışarı bakıyorum ve diğer insanlarında benim gibi bakıp bakmadığı konusunda en ufak bir fikrim yok. Çok özel birşey gibi geliyor acaba herkes böyle mi düşünüyor (kendi açısından).? Herkes benim gibi mi görüyor? Herkes benim düşündüklerimi düşünmüş müdür veya düşünme ihtimali var mı? Fakat olsa bile düşünse bile bunu asla bilemem söyleseler bile onların birer “oyuncu” olmadığını nereden bilebilirim.

_Peki ben nasıl bu kadarının içinde ben, ben olmuşum?
_Herşey materyalist bir düzende oluyorsa kendi kendine olup bitmeli. Beni bu işe karıştıran ne?
_Acaba benim algılamadığım yerlerde insanlar ne yapıyor? Ben bakmazkende o insanlar orada mı?

Bütün dünya benim, hepsini beynimde yaratmışım. Belkide şuan biryerlerde uyuyorum ve bütün bu olanların hepsi birer rüya.

Bugünü yarın unuturum, yarın ise yaşayacağım belli değil, geçmiş zaten geçmiş

Bugün için mi yaşamalı yoksa gelecekte daha iyi bir yaşam için mi uğraşmalı?

Bugün yapmadığım ne varsa yaparım ama yarın bunları unuturum — unutmadıklarım ise geçmişte kalmıştır bir kere yapmış olmak ile yapmamış olmak arasında fark yoktur artık.

Yarın daha huzurlu daha iyi koşullarda yaşamak için uğraşırım ama yarın nerede olacağım hangi koşullarda olacağım hatta olup olmayacağım bile belli değil, böyle kesinsizlikler için yaşamak düşündükçe yıkmaz mı insanı?

“Ah ne güzel günler yaşadım”, “neler neler yapmadım ki?” ya da “keşke yapsaydım”, “keşke gitseydim” demek saçma değil mi?

Ne için yaşamalı ? Ölümsüz bir amaç için mi? Yoksa ömrümün sonuna kadar benim olacak hep olacak hiç eskimeyecek birşey için mi? Ne peki o? Sevgi mi?

Ne olacaksa o oluyor

1.
Bir bakıma ne yapmamız gerekiyorsa onu yapıyoruz. Yapacağımız herşey söyleyeceğimiz herşey ta en başından belliydi. Biz sadece izliyoruz bir etkimiz yok –ne etki edeceğimizde öncesinden belliydi. bunlarda, herşey.

Ya peki anlamı ne?

– Buradan çok farklı sonuçlar çıkarıbilir, benim temelde demek istediğim “herşey olacağına varır”, kader, kısmet değil. Gerçekten herşeyin belli olduğu; gözünü kırpmak, yanınızdan bir sineğin geçmesi, bir tozun havalanması hepsi en başından belliydi.

Bu o kadar ağır bir söylem oldu ki ne desem bilemiyorum — altından nasıl kalkacağım bilemiyorum. Bir kere söyledikten sonra da tam olarak açıklamam gerek olduğunu düşünüyorum ama yettiremiyorum kelimeleri sığdıramıyorum bir tümceye, hep bazıları dışında kalıyor ve her eksik kelime nereye çeksen oraya gider yapıyor yazıyı.
Bir çırpıda yazmak bu nedenle yanlış olur diye düşünüyorum aklıma geldikçe ekleyeceğim. Eklemeliyim, hem kendim için de bu gerekli.

2.[16.04.2007]

Birer yuvarlanan taşlarız hepimiz, bir taş nerelerden yuvarlandığına ne kadar karar verebiliyorsa biz de hayatımıza o kadar yön veriyoruz. Sadece yolun ve bizim şeklimize bağlı nereye yuvarlanacağımız, sadece karar verdiğimizi d ü ş ü n ü y o r u z.

Taş kafalıyım.

Bizim hayatımız’a etki eden etmenlerin sayısı bir hayli fazla olduğundan biz aslında karar verdiğimizi sanıyoruz, aslında biz de genetik yapımız, aile eğitimimiz, okul eğitimimiz, çevre eğitimimiz ve benzeri şeyler tarafından şekillendirilmişiz, düşünce yapımız da öyle ve bu düşünce yapımız o koşullara göre tepki veriyor, yani ne olması gerekiyorsa o oluyor, kimse karar vermiyor.

Ne olacaksa o o l u y o r,

Bizim verdiğimiz kararlar, aslında önceden olan deneyimlerimiz, isteklerimiz ile şekillenmiştir, yani aslında tek seçenek var seçimlerimiz önceden belli.

Ancak böyle o l a b i l i r d i.

« Önceki Girişler