yazilan.org

lorem ipsum dolor sit amet

Archive for Temmuz, 2009

blogspot için flash etiket bulutu (wp-cumulus eklentisi)

wp-cumulusbu yazı amanda’nın wp-cumulus eklentisini blogspot için nasıl kullanabileceğimizi anlattığı yazının kısmi çevirisidir.

wp-cumulus wordpress için bir eklenti olmasına rağmen amanda blogspot için uygulamayı başarmış. wordpress’e kuracaklar her zamanki yoldan kuracaklar.

kurulum için yapmanız gerekenler

blogspot panelinizde Yerleşim->HTML’yi Düzenle kısmına gidin ve aşağıdaki kodu arayın (benzeri de olabilir)

<b:section class='sidebar' id='sidebar' preferred='yes'>

bulduktan sonra bir alt satırına geçip aşağıdaki kodun hepsini ekleyin

<b:widget id='Label99' locked='false' title='Labels' type='Label'>
<b:includable id='main'>
<b:if cond='data:title'>
<h2><data:title/></h2>
</b:if>
<div class='widget-content'>
<script src='http://halotemplates.s3.amazonaws.com/wp-cumulus-example/swfobject.js' type='text/javascript'/>
<div id='flashcontent'>Blogumulus by <a href='http://www.roytanck.com/'>Roy Tanck</a> and <a href='http://www.bloggerbuster.com'>Amanda Fazani</a></div>
<script type='text/javascript'>
var so = new SWFObject(&quot;http://sites.google.com/site/enginyazilan/tagcloud.swf&quot;, &quot;tagcloud&quot;, &quot;240&quot;, &quot;300&quot;, &quot;7&quot;, &quot;#ffffff&quot;);
// uncomment next line to enable transparency
//so.addParam(&quot;wmode&quot;, &quot;transparent&quot;);
so.addVariable(&quot;tcolor&quot;, &quot;0x333333&quot;);
so.addVariable(&quot;mode&quot;, &quot;tags&quot;);
so.addVariable(&quot;distr&quot;, &quot;true&quot;);
so.addVariable(&quot;tspeed&quot;, &quot;100&quot;);
so.addVariable(&quot;tagcloud&quot;, &quot;<tags><b:loop values='data:labels' var='label'><a expr:href='data:label.url' style='12'><data:label.name/></a></b:loop></tags>&quot;);
so.addParam(&quot;allowScriptAccess&quot;, &quot;always&quot;);
so.write(&quot;flashcontent&quot;);
</script>
<b:include name='quickedit'/>
</div>
</b:includable>
</b:widget>

şimdi önizleme yapın, eğer doğru yaptıysanız kenar çubuğunuzda etiket bulutunun belirdiğini görürsünüz. şimdi isterseniz şablonu kaydedebilirsiniz.

etiket bulutunu özelleştirmek

kurulumu yaptıktan sonra varsayılan olarak eklentinin özellikleri şöyle olacak

  • genişliği 240px
  • yüksekliği 300px;
  • arkaplan rengi beyaz
  • yazı rengi gri
  • yazı puntosu “12″

bunları değiştirmek için eklediğiniz kodun bazı kısımlarını değiştirmeniz gerekiyor. örneğin genişlik ve yüksekliğini değiştirmek için şuradaki sayıları büyütün veya küçültün. kırmızı ile yazılan genişliği, mavi ile yazılan yüksekliği gösterir.

var so = new SWFObject("http://halotemplates.s3.amazonaws.com/wp-cumulus-example/tagcloud.swf", "tagcloud", "240", "300", "7", "#ffffff");

arkaplan rengini değiştirmek için şuradaki hex değerini istediğiniz rengin hex değeri olarak ayarlayabilirsiniz.

var so = new SWFObject("http://halotemplates.s3.amazonaws.com/wp-cumulus-example/tagcloud.swf", "tagcloud", "240", "300", "7", "#ffffff");

yazı rengi varsayılan olarak koyu griye ayarlanmış (hex değeri #333333) eğer değiştirmek isterseniz şuradaki kısmı benzer şekilde değiştirin

so.addVariable("tcolor", "0x333333");

yazı tipinin puntosunu (boyutunu) değiştirmek isterseniz şuradaki değeri değiştirin

so.addVariable("tagcloud", "<tags><b:loop values='data:labels' var='label'><a expr:href='data:label.url' style='12'><data:label.name/></a></b:loop></tags>");

uzun mu görünüyor bilmiyorum ama çok basit bir şekilde blogspottaki blogunuza ekleyebiliyorsunuz. ben bunun bu kadar kolay olduğunu bilmiyordum.

posted by Engin in insanlık için yazılar and have Comments (5)

vipassana meditasyon kursu – 10 günlük sessizlik

vipassana kursunun türkiye sitesi olan www.tr.dhamma.org un vipasana nedir sorusuna verdiği cevap şu,

olanı olduğu gibi görmek anlamına gelen vipassana, hindistan’ın en eski meditasyon tekniklerinden biridir. vipassana, evrensel hastalıklara evrensel bir çare, bir başka deyişle bir yaşama sanatı olarak 2500 yıldan daha uzun bir süre önce hindistan’da öğretilmiştir.

vipasana sadece bir meditasyon tekniği. Bir din değil, rahatlama, gevşeme için yapılan birşey veya entelektüel sohbetlerin yapıldığı kurs da değil. vipassana bir meditasyon tekniği, hayat felsefesi, yaşama sanatı diye adlandırılabilir.  kurs süresince bir bakıma vücudunuzla felsefe yapmayı öğreniyorsunuz. bu yüzden öğrettikleri okuyup kenara kaldırdığınız kitaplara benzemiyor, çünkü yaşadığınız her an bunları deneyimliyorsunuz.

kurs kuralları, ve kursla ilgili ayrıntılı bilgi kendi internet sitesinde mevcut www.tr.dhamma.org ben kişisel deneyimlerimi paylaşacağım

buddha_big

vipassana hindistanda bolca bulunan meditasyon tekniklerinden yalnızca biri, ama o kadar basit, o kadar yalın bir teknik ki 2500 yıldan uzun bir süre boyunca öğretmenden öğrenciye sadeliğini koruyarak geçip bugüne kadar gelebilmiş. öğrenmesi ve yapması çok kolay birkaç kurala dayanıyor. hatta kimi zaman öğretmene size çok farklı gelen bir sürü soru sorup her seferinde aynı cevabı alabililiyorsunuz. herşey çok basit birkaç temel şey çevresinde dönüyor.

kurs boyunca anlıyorsunuz ki siz aslında beyninizi eğitiyorsunuz, beyin çok büyük bir güce sahip fakat biz onu istediğimiz şekilde kontrol edemiyoruz, örneğin musluğu açın ve sadece akan suyu izleyin. 3 veya 4 saniye veriyorum sadece suyu düşünerek, inceleyerek izlemeniz için, hemen aklınıza keşke şunu şöyle yapsaydım, bir dahakine bunu böyle yapmalıyım, eğer şu şöyle olursa ne güzel olur… gibi geçmiş ve gelecek ile ilgili birsürü şey gelecektir. uzun bir süre sadece suyun akışını gözlemlemek çoğu kişi için neredeyse imkansız olacak, 3, 4 saniye gözlemleyip belki 5, 10 dakika düşüncelere dalacaksınız. yani beyninizi aslında çok küçük zaman dilimleri için kullanabiliyoruz geriye kalan zamanlarda beynimiz ne istiyorsa onu yapıyoruz. başka bir örnek şu an muhtemelen biryerde oturuyorsunuz ve vücudunuzun birçok kısmı biryerlerle temas halinde fakat siz birkaç saniye öncesine kadar bunun farkında değildiniz. yani beyniniz çok kaba duyumları gözlemleyebiliyor, hiçte hassan değil, hiç birşeyin tam olarak farkında değilsiniz. beyniniz çok az şeyi ve siz şimdide yaşadığınız halde sürekli geçmiş ve gelecek hakkında düşünüyor.

sizde bunun farkında olabilirsiniz ama herşeyin farkında olmaya çalışıp veya olumlu düşünmek isteyip hep olumlu düşünemiyorsunuz, kendinize söylediğiniz şeyler hep akıl düzeyinde kalıyor, bilinçaltınıza söz geçiremiyorsunuz. vipassana’nın yaptığı tam olarak bilinçaltınıza söz geçirmek, beyni ehlileştirmek, insan o kadar canlığı ehlileştirmeye çalışmış ama kendi beynini hiç ehlileştirmeye çalışmamış. vipassana da bunu yapıyorsunuz, beyninizden en fazla verimi almak için onu ehlileştiriyorsunuz ve olaylar gelişiyor, siz farkında olmaya başladıkça daha çok şey öğreniyorsunuz.

bu 10 günün size kattığını hayatınızın 10 yılı size katmayabilir bu yüzden herkesin kesinlikle yapması gereken birşey. ister memnun kalın ister kalmayın hayatınız bu 10 günden önce ve sonra olarak ikiye ayrılacaktır.

posted by Engin in abone için yazılar, engin için yazılar and have Comments (5)

bir ispat yöntemi olarak benzetme

filmlerde, kitaplarda hatta gerçek hayatta anlaşılması zor şeyleri benzetmelerle açıklarlar, örneğin bir zen üstadı her şeyi benzetmelerle açıklar. ben de karşımdakine birşeyler açıklamakta zorlanınca benzetmelere başvururum ama her seferinde aklıma shevek‘in bir sözü gelir “benzetmelerle herşeyi ispatlayabileceğini biliyorsun değil mi?”¹

benzetmeler kişinin kendi deneyimlediği şeyleri ortak yaşanmış, hissedilmiş ve bilinen doğrular üzerinden diğerine aktarması, karşısındakinin onun daha önceden yaşadığına en yakın şekilde tecrübe etmesini sağlaması için kullanılan güzel araçlardır. fakat benzetmeler her zaman bu kadar masum değiller, örneğin hayatın sırrı, düşünceler, felsefeler benzetmelerle ispatlamak istendiğinde (bunu bütün dinler yapıyor) herşey mantıklı geliyor, “galiba doğru söylüyor, aynen böyle” diyor insan. bunun nedeni, insan yaşadığı, deneyimlediği birşeyi sorgulamak gereği duymuyor. bir felsefe veya din, ölümü odunun yanması gibi sadece bir şekil değiştirme olarak açıkladığında hiç birşeyin yok olmadığını söylediğinde çok mantıklı gelir ama bunun hiç bir bilimsel, deneysel kanıtı yoktur. kişi sadece inanınır. başka bir felsefe de bize ölümü tamamlanmış bir işe benzetebilir, bitirirsin, biter, ölüm sondur diyebilir. hangisini daha çok duyuyorsanız ona inanırsınız çünkü benzetmeler bir beyin hack yöntemi, beyinde algılanan herşeyi doğru sanma açığı var ve benzetmeler de bu yöntemi kullanarak hack gerçekleştiriyor.

soyut kavramlar soyut kelimelerle açıklanmalı, somutlaştırarak açıklamak hiç bir işimize yaramaz. görülen, duyulan şeylere inanma eğilimi benzetmelerin kanıt olarak algılanmasını sağlar. beyni ehlileştirmeden kanıt olarak sunulan şeylere çok dikkat etmek gerekli, arkadaşı anlamak için bir benzetme ne kadar masum görünsede hayata yön veren şeylerde çok büyük önem taşıyabiliyor. sanırım bu durumda en iyi güvenlik duvarı benzetmelerden kaçmak oluyor. fazla uzatmıyorum, yorumlarla tartışabiliriz.

ayrıca ben bugün benzetme yapmadan birşeyleri açıklamanın ne kadar zor olduğunu da öğrendim. yine sanıyorum ki dinleyicinin yaşadığı sıkıntıların bir benzerini de anlatan yaşıyor. dinleyici kafasında canlandırdığı şeyi hernasıl hemen anlıyorsa anlatan da kafasında canlandıramadığı şeyi anlatamıyor.

* bu yazıyı okuyan çoğu kişi benimde benzetmeler yaptığım farkında olmayacak, hatta yazdıklarıma katıldıysa benzetmelerin olduğu kısımda çoşkuyla okuyacaktır ve benzetmelerle olan ilk sınavını veremeyecektir.

* bu yazıyı başladığı her işi yarım bırakan thanker‘a itaf ediyorum.

1. cümle tam olarak bu olmasa da, anlatmak istediği buydu.

posted by Engin in abone için yazılar, engin için yazılar and have No Comments