2007 için Arşiv

« Önceki Girişler Sonraki Girişler »

sevdiğimi gizlemeye çalışırken…

sevdiğimi gizlemeye çalışırken herşey berbat oluyor, iyice kötüye gidiyor. belli etmemeye çalışırken en istemediğim yöne doğru yönlendiriyorum olayları, düşünceleri. o kadar kötü hissediyorum ki; rus ruleti oynamak istiyorum kendi kendime, acaba sağ elim mi yener, yoksa sol mu?
bi delikte kafada açılsın..

*
people are strange

ne kimseden korkum var…

ne kimseden korkum var,
ne de kimseyi korkuturum
benden korktukları zaman,
kendilerinden korkar aslında insanlar
ve ben yalnızca kendimden korkarım…

kimilerinin yüzünü görmeden…

kimilerinin yüzünü görmeden rahat edemiyorum, hiçbir uzaktan görüşme aleti ile bağlantı sağlarken o tadı alamıyorum. kimileriyle ise tam tersi sözkonusu, onların yüzünü gördükçe heyecanlanıyorum telefon, posta, mail çok daha rahat bir iletişim aracı oluyor onlarla aramda.
nasıl tanıştığımla ve aramızdaki yakınlıkla alakalı olabilir.

kimilerine kızıl çok yakışıyor kimilerine hiç sanırım böyle bişey.
-aslında tonu da önemli tabi.

*
20 yıllık bir analog makinayı ellerimde tuttup heyecanla bekliyorum şu sıralar nasıl başlasam bilmeden.

eğer t a n r ı varsa…

eğer t a n r ı varsa herşeyi yaratmadan ö n c e ne yaratacağını, o yağmur damlasının oraya düşeceğini, benim bunları yazacağımı biliyordu. ya da bunları yazmamı o istedi -o yaptı.
nietzsche’yi de tanrı yarattı nietzsche’yi de tanrı öldürdü.

tanrı olsaydı bizim ne yapacağımızı bilir cennete mi cehenneme mi gideceğimize bizi yarattığı andan itibaren karar verirdi, bizim yapacağımız veya başımıza gelen kötülükleri daha z a m a n başlamadan bilirdi. yani bizim nereye gideceğimizi belirlemek için beklemesine gerek olmamalı. ki zaten hepsini tanrı yarattığından benim gülünç duruma düşmem tanrının suçu, benim inanmamam tanrının suçu, “benim suçum tanrının suçu”.

*
“eğer tanrı varsa bize yaratacak ne kalırdı” der nietzsche bunların hepsini zaten o yaratmamış mıdır? -her anı o yaratır, yaratıp izlemeye koyulmaz- bütün bunların kesin olduğu kadar kesindir tanrı yalanı.
,,
neden tanrı bize emirler veriyor? yani tanrı bize emirler verirken onlara uyup uymayacağımızı bilmiyor mu? “benim suçum tanrının suçudur”

*
tanrı bizim ne yapacağımızı bilmiyorsa bize gücünden dolayı hükmeden e f e n d i dir. biz k ö l e yizdir.
olmayan efendinin köleleri

*
eğer tanrı bana verdiği akılla ne yapacağımı biliyorsa yalnızca bir tercihim var demektir, hatta o tercihi de ben yapamam tanrı yaratmadan hiç birşey varolamaz.

tanrı’nın olmasını o kadar çok istediğim anlarda sorguluyorum ama sorgularken bana öğretilenleri tekrarlayıp kendimi rahatlatmıyorum gerçekten soruyorum.

*
galiba tanrı ne yapacağımızı bilmiyor, yoksa bizi sınamaya çalışmazdı.

*
tanrı yalnızca sen istediğin zaman varolabilir, tanrı bizi değil biz tanrıyı yaratırız.

*

tanrı bana özgür irade vermiş derler. tanrı yarattığı birşeyin ne yapacağını bilmez olur mu?  ve ne yapacağımızı biliyorsa neden bizi yapıyor?

ek:

amacım kimseyi incitmek değil, sizin tanrınızı yok ederek mutlu olmuyorum. kendi tanrımı yokediyorum, kendimle kavga ediyorum.

ben yatmadan önce…

Ben

yatmadan önce penceremde yıldızları seyrederim
çimlere uzanır gökyüzüne bakarım
ağacın tepesine çıkar bulutlara dalarım
gözlerimi kapatır uçarım
birgün bir yerden atlarsam yere değil göğe atlarım.

« Önceki Girişler Sonraki Girişler »